Başbakan'ın emriyle bu ülkenin istihbarat örgütleri / gizli servisleri herhangi bir terör örgütüyle ya da o anki düşman devletle dilediği gibi görüşebilir... O görüşmede sıradan bir yurttaş olan bizlerin aklının hayalinin almayacağı, kamuoyuna sızdığında şok olacağımız şeyler de konuşulabilir. Adı üstünde gizli görev, gizli görüşmedir bunlar... Mühim olan herşeyin milletin tercihiyle belirlenen Başbakan'ın emri ve bilgisi dahilinde olmasıdır...
Savcılık da demokratik siyasetin iradesine ipotek koyamaz, siyaset üstünde vesayet kuramaz... Maalesef son olay bir vesayet girişimiydi...
Öte yandan istihbarat faaliyetinin hukuki sınırlarının olduğunun da unutulmaması gerekir.
Hukuk devletinde kimse istihbarat faaliyetinin sınırsız olduğunu iddia edemez.
MİT krizi başladığından beri yüzlerce mail aldım.
Nedir bu istihbarat faaliyeti?
İstihbarat ve hukuk ilişkisi nedir? Okurlar soruyor... Bu konuda hem emekli bir savcı hem de istihbarat literatürünü iyi bilen bir entelektüel olan Gültekin Avcı'nın yaklaşımı önemli.
Gültekin'in kitaplarını hepinize tavsiye ederim bu konuda...
Kitapyurdu.com'a girip, sipariş edebilirsiniz... Gültekin'in de dediği gibi hiçbir terör eylemi istihbaratsız yapılamayacağı gibi, hiçbir terör örgütü de istihbarat desteği olmadan yaşayamaz. İstihbarat faaliyeti temelde iki eksenlidir. Espiyonaj (casusluk faaliyetleri) ve kontrespiyonaj (yabancı istihbarata karşı koyma faaliyetleri). Bunlar da legal ve illegal operasyonlar olarak ikiye ayrılır. İllegal istihbarat operasyonları demek, hedef ülkelerin hukuk sistemlerine göre suç teşkil eden eylemlerdir ki, bunlar genellikle dış istihbarat operasyonlarıdır. Bu operasyonların amacı da devlet ile milletin huzur ve güvenliğini sağlamak içindir. Ülke ve millet aleyhine legal ve illegalistihbarat yapmak mümkün değildir. Zira bu halde mevcut istihbarat servisine vatana ihanet etme görev ve yetkisi tanınmış olur ki, dünyanın hiçbir ülkesinde buna geçit verilmez. İllegal operasyonlar cümlesindeki sabotaj faaliyeti de, ülke ve millet aleyhine kullanılamaz. Servis terör örgütüne sabotaj yapabilir, tuzak kurabilir ama terör örgütünün eylem ve sabotajlarına yol veremez. İllegal istihbarat görev ve yetkisi, başka ülkelerin ve terör örgütlerinin aleyhine olabilir ama servisin bağlı olduğu ülkenin aleyhine olamaz. Başbakan'ın emriyle olan ve bir "kanı durdurma stratejisi" olan "MİT-PKK müzakereleri" tercihinin savcılık tarafından "yasadışı" sayılmak istenmesinin çok yanlış olduğunu, Hakan Fidan'a "KCK şüphelisi" denmesinin bir yetki aşımı olduğunu kırk defa yazdım.
Öte yandan savcılığın diğer soruşturma olguları da asla küçümsenmemeli... KCK'nın tasarladığı eylemleri bildiği halde bu istihbaratı güvenlik birimlerine ulaştırmamak ve şehit sayısının artmasına sebebiyet vermek elbette soruşturulmalı... Öcalan'ın barış vizyonu değil de terörü azdırma vizyonu içeren mesajlarının terör örgütüne iletilmesi iddiası elbette soruşturulmalı.. Sızma ajanlarının terör örgütünü eyleme yönlendirmesi gibi iddialar da... Yarın devam edeceğiz...
Yorumlar