20 Mayıs 2012 Pazar

Ekonomide büyük oynamak

21 Şubat 2012, 09:17
 Haberin mahreci neresidir, kimdir hatırlamıyorum ama  ayının başlarında yaklaşık gazetelerde üç aşağı, beş yukarı, mealen, “Körfez’den para yağacak” gibi bir yayınlandı.

Malum körfez ülkelerinde muazzam bir  birikimi söz konusu.

Bu birikimde  fiyatları  rol oynuyor ama küresel  fonlara olan  talebi düşürdüğü   bir anlamda elde kalmış gibi duruyor.

Körfez fonları  ölçüde gelişmiş ekonomilerin  açıklarını fonluyorlar ama bu akım Körfez’de atıl duran parayı kesmiyor.

Haberlere göre Körfez’de 2.5 trilyon  bir birikim söz konusu ve geçmişte de bu kaynaklarından yabancı ülkelere 1.8 trilyon dolar  yapılmış.

Bu arada geçerken hatırlatalım, bu büyüklüklere Norveç, Singapur fonları  değil.

Başka bir ifadeyle bugün,  ölçüde küresel durgunluğun sonucu olarak, küresel yatırılabilir, ödünç verilebilir fonlar, küresel fon talebinin çok üzerinde.

Peki Türkiye bu fonlara ulaşabiliyor mu, yeterince kullanabiliyor mu?

Geçtiğimiz on  içinde, yani yaklaşık AK  iktidarları döneminde, Türkiye’ye bu fonlardan 30 milyar dolar dolayında yabancı sermaye yatırımı gelmiş.

Önümüzdeki üç-beş  içinde de Türkiye yetkilileri yine bu  kaynaklı  bir 30 milyar dolarlık yabancı  bekliyorlar.

Söz konusu büyüklükler yani geçtiğimiz on  içinde bu fonlardan otuz milyar  , yabancı  çekmiş olmamız geçmişe oranla  çok  bir .

Aynı şekilde önümüzdeki üç-beş  zarfında yine bir bu  yabancı sermaye çekme beklentisi de geçmişe oranla  .

Bu hikaye çok tipik olarak iki yüzlü, iki taraflı bir madalyon hikayesi.

Madalyonun bir yüzünde olumlu bir görüntü var.

Yabancı sermayeyi teşvik kanununun çıktığı 1954  2004’e , yani elli sene boyunca toplam  18 milyar  yabancı sermaye çekebilmiş bir ekonominin geçtiğimiz on sene içinde sadece Körfez fonlarından otuz milyar dolar yabancı doğrudan yatırım çekebilmiş olması, önümüzdeki üç-beş sene içinde de yine otuz milyar dolarlık yabancı sermaye çekmeyi planlaması  bariz bir biçimde madalyonun olumlu yüzü.

Ama bir de aynı madalyonun öbür yüzü, daha az sevimli bir yüzü daha var.

Körfezde her  biriken kaynağın on senelik birikimli miktarı 2.5 trilyon doların  ama çok üzerinde.

Meseleye bu açıdan baktığınızda bizim geçtiğimiz on senede bu kaynaktan çekebildiğimiz otuz milyar dolarlık doğrudan yabancı sermaye yatırımı  birin  ama çok altında.

Önümüzdeki beş   koyduğumuz hedef de fazla mütevazi bir hedef.

Türkiye’nin her sene bu kaynaktan, bu fon böyle büyümeyi sürdürdüğü sürece, en az altmış, yetmiş milyar dolar yatırım çekmesi şart ve normal.

Mesele çıtayı yukarı çekecek bir vizyona sahip  ve vizyonun içeride gereklerini.

Türkiye’nin büyüme denklemi belli; bir dizi toplumsal neden, işsizlik,  nüfus, fakirlik, vs. Türkiye’yi her  en az  yedilik ama sürdürülebilir bir büyümeye mahkum ediyor ve ki de ediyor.

 yedilik ve yukarısı bir büyümenin de   açık ürettiği ve daha bir  daha üreteceği de malum.

Çözüm çok net: yüksek büyüme, kaçınılmaz yüksek cari açık ve bu açığın yabancı yatırımlarla finansmanı.

Birilerinin gözüne, daha doğrusu vizyonsuzların gözüne  gibi gelen senede altmış milyar dolarlık  çekme hedefi küresel fonların büyüklüğü yanında solda sıfır.

Yapılması gereken çok basit: İçeride, yatırım ortamını mesela İngiltere düzeyine çekmek.

Bu da dört başı mamur bir hukuk devleti demek.

Birileri dört başı mamur bir hukuk devletinden korktukları  az  açık üretecek düşük büyümeye bizi mahkum etmek isterse mücadelemiz onlarla olacaktır.

    Yorumlar

GAZETE MANŞETLERİ

HAVA DURUMU

Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:

NAMAZ VAKİTLERİ

Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:

SPOR TOTO SÜPER LİG

Tür seçiniz:

KARİKATÜR

ARŞİV